KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/1051 E., 2010/1326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/02/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın görev yönünden reddine dair verilen 12/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, ... 14. Bölge Müdürlüğü'nde işçi olarak çalıştığını, fazla mesai yapması nedeni ile kendisine ödenen ücretin, bölge müdürü olan davalının talimatı üzerine geri alındığını, davalının kendisine hitaben “…hırsızsınız, devleti dolandırdınız, çalışmadığınız halde fazla mesai ücreti aldınız…” dediğini, bu sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Yerel mahkemece, davacının işçi, davalının da işveren temsilcisi olduğu, ... sözleşmesinin devam ettiği dönemde söylenen sözler nedeniyle açılan davanın ... mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalının kendisine yönelik olarak söylediği sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek manevi tazminat istediğine göre davanın yasal dayanağı Borçlar Yasası'nın 49. maddesi olup bu tür uyuşmazlıkların görüm ve çözüm yeri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 1 ve izleyen maddeleri uyarınca belirlenecek genel mahkemelerdir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işin esası hakkında inceleme yapılıp varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ve yanılgılı değerlendirmeyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/1051, K. 2010/1326, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama