KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/10578 E., 2011/12292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Buca Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine 25/05/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalının tapu sicilinin tutulmasında gerekli özeni göstermemesi üzerine davacının taşınmazının mülkiyetini kaybetmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kendisine ait 892 ada, 110 parsel sayılı taşınmazını satmak üzere dava dışı ... isimli şahsa noterden vekaletname verdiğini, 10.08.2000 tarihinde ise adı geçen şahsı vekillikten azlettiği, azilnamenin Tapu Sicil Müdürlüğünde tutulan Azil Defterine işlenmesine rağmen adı geçen şahsın bu vekaletnameye dayalı olarak 3. kişiyi yetkilendirdiğini 3. kişinin de davacıya ait taşınmazı 21/12/2000 tarihinde ...'a devrettiği onunda 31/01/2001 tarihinde ...'a devrettiği, davacının taşınmazına alıcı çıkması üzerine bu satışlara muttali olduğu, bunun üzerine eldeki bu davayı açtığını bildirerek tapu sicil memurlarının hatası nedeniyle zararın devletin kusursuz sorumluluk esası gereği sorumlu bulunduğundan taşınmazın bedelini tazminat olarak istemiştir.
Mahkemece, öncelikle davacının tapu iptali davası açması gerektiğini, bu davanın sonucuna göre tazminat davası açabileceğini gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiştir.
Davacının yukarıda özetlenen iddiaları gözönüne alındığında davanın MK'nun 1007. maddesinde düzenlenen tapu kaydının yanlış tutulmasından doğan tazminat isteminde bulunduğu, taşınmazın iyi niyetli 3. kişilere geçmesinin bu kişilere karşı tapu kaydının iptali davasını açmasının bir zorunluluk olmadığı, zira; anılan davanın MK'nun 1023. maddesi uyarınca redde mahkum olduğundan mahkemece davanın esasına girilip zarar kapsamının belirlenmesi için taraf delillerinin toplanması varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece açıklanan nedenlerle davanın esasına girilip zarar kapsamı belirlenmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10578, K. 2011/12292, 23 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama