KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/10593 E., 2010/12089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 30/11/2007 gününde verilen dilekçe ile tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan maddi zararın Medeni Yasa'nın 1007.maddesi gereğince kusursuz sorumlu olan Devletten alınmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kabulüne ilişkin 17/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dosya içeriğinden; davacının, tapu kaydı üzerinde hiçbir sınırlama bulunmayan dava konusu 3307 ada 5 parsel sayılı taşınmazı dava dışı kişiden 21.12.1978 günü satın alıp tapuya tescil ettirdiği; 28 yıl sonra davalı Hazine'nin açtığı tapu iptali ve tescil davası sonunda 05.01.2007 günü kesinleşen karar gereğince orman arazisi niteliğinde olduğu belirlenen taşınmazın Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Taşınmaz ile ilgili sicilin tutulması ve taşınmaz ile ilgili sınırlama varsa bunları tapu siciline yazdırılması gereken davalı Hazine, tapu kaydında böyle bir sınırlama ve açıklama (şerh) bulunmadığı halde dava dışı kişi adına tapu düzenlemiş, daha sonra yapılan kadastro işleminde aynı yerin orman niteliğinde olduğu saptanmış; davacının açtığı tapu iptali ve tescil davası reddedilip kesinleştiğinden hiçbir kusuru olmadığı halde tapusu geçersiz sayılan davacı, taşınmazın değeri kadar zarara uğramışlardır. Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince, tapu kaydının tutulmasından doğan tüm zararlardan, tapu kaydını yöntemine uygun tutmayan, özel mülkiyete konu olamayacak yere tapu düzenleyen Hazine verdiği zarardan sorumludur.
Davacıların zararı, taşınmazın tamamen ellerinden çıktığı günde gerçekleştiğinden zarar kapsamının buna göre belirlenmesi gerekir. Taşınmazın davacıların elinden çıktığı gün ise, Hazine tarafından açılıp sonuçlanan tapu iptali ve tescil davasının kesinleştiği gündür.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, kabul edilen tazminata dava gününden itibaren faiz yürütülmüş olması;
2010/10593-2010/12089
3-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; davacı yan adına kayıtlı taşınmaz özel mülke konu olamayacak orman arazisi niteliğinde olup kamu yararı ile özel mülkiyet hakkının birlikte değerlendirilmesi ve Borçlar Yasası'nın 44. maddesi gereğince belirlenen tazminat tutarından uygun bir indirim yapılmamış olması;
Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10593, K. 2010/12089, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama