KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/10655 E., 2010/10547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mah. Sıfatıyla
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Servis ve Tic. A.Ş aleyhine 11/11/2009 gününde verilen dilekçe ile bedel iadesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, ayıplı mal bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi uyarınca dava konusunun para veya para ile değerlendirilebilir olması durumunda avukatlık ücreti, Tarife’nin üçüncü kısmına göre nispi olarak belirlenir.
Yerel mahkemece, davacının maddi tazminat isteminin kabul edilen bölümü gözetilerek, davacı yararına yukarıda açıklanan Tarife gereğince nispi avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekirken, maktu avukatlık ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Belirlenen bedelin davalıdan alınıp davacıya ödenmesi yönündeki yerel mahkeme kararı yerindedir. Ancak, davacının elindeki aracı davalıya geri vermesi durumunda araç bedeli davacıya ödeneceğinden, faiz başlangıcının da aracın davalıya teslim edildiği tarihten itibaren yürütülmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilerek kabul edilen tazminata, aracın davalıya geri verildiği günden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava gününden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
b)Dosyada bulunan trafik tescil belgesinden, dava konusu aracın dava dışı banka yararına rehinli olduğu anlaşılmaktadır. Ayıplı olduğu gerekçesiyle geri verilmesine karar verilen aracın, mülkiyeti engelleyen sınırlamalardan arındırılmış olarak satıcıya teslim edilmesi gerektiğinden, aracın rehinli olarak geri verilmesi sonucunu doğuracak biçimde karar verilmiş olması, ayrı bir bozma nedenidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10655, K. 2010/10547, 19 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama