KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/10745 E., 2011/13951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/11/2008 gününde verilen dilekçe ile mülkiyetin tespiti ve borçlu olmadığının tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, mülkiyetin ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 27/05/2008 tarihinde satın aldığı taşınmaza, davalı idarece önceki malikin borcu nedeniyle satın alma tarihinden önce haciz konulduğundan, davalıya borçlu olmadığının ve davalının alacağının doğmasından önce taşınmazın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir.
Davalı ..., davacının açtığı istihkak davasının reddedildiğini, davacının taşınmazı tüm takyidatları ile satın aldığını, satış işleminin resmi şekilde yapılması gerektiğinden davacının önceki tarihli satın almasının geçerli olmadığını, haciz işleminden sonra resmi satış olduğundan hacizli şekliyle taşınmazın davacıya geçtiğini ve bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacının dava konusu taşınmazı haciz tarihinden çok önce iktisap ettiği anlaşıldığından davayı kabul etmiştir.
Dosyadaki belgelerden dava konusu taşınmazın ... adına kayıtla 28/12/1994 tarihinde kat irtifakından tescil olduğu, 19/07/2001 tarihinde yine aynı kişi adına kat mülkiyetinden tescil olunduğu, tapu kayıt maliki ...'ın davalı idareye borcu nedeniyle başlatılan icra takibi sonucunda 13/09/2000'de yenilenmekle 08/03/2006 ile en son 28/02/2008 tarihlerinde hacizler konulduğu, davacının son haciz işleminden sonra açtığı istihkak davasının, tapu kaydı ile istem ispatlanamadığından reddedildiği,
davacının borçlu ... aleyhine açtığı tapu iptali ve tescil davasının resmi şekilde satın alma işlemi yapılmadığından reddedildiği ve nihayet davacının taşınmazı üzerindeki kayıtlarla birlikte 27/05/2008 tarihinde satın aldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, taşınmazın ilk oturulduğu tarihten itibaren tüm elektrik ve su aboneliklerinin kendisi adına olduğunu ve vergisini yatırdığını savunmuş ve belgelendirmiş ise de bu deliller, taşınmazın davacı tarafından resmi yazılı şekil şartına uyulmadığından satışına ve mülkiyetin davacıya geçmesini sağlamaz. Taşınmaz satışının resmi şekli belli olduğundan bu şekle uyulmadan edinilen kazanımlar hukuken değer taşımaz.
Nitekim davacının önceki malike karşı açtığı tapu iptali ve tescil davası da bu nedenle reddedilmiştir. Bu dava bakımından, tapu iptali ve tescil istemi ile istihkak davasının reddi kesin delil teşkil eder. Kaldı ki, dava tarihinde taşınmaz davacı adına kayıtlı olmakla bu davanın açılmasındaki davacının hukuki yararı da gözden kaçırılmamalıdır.
Tapu sicillerinin aleni olması ve tapuya güven ilkesi gereğince, tapu üzerindeki takyidatları gören ve bunlarla birlikte satın alan davacının eldeki bu dava ile haciz vd. takyidatlardan kurtulması da söz konusu olamayacağından borçlu olmadığının tespiti kararı da doğru değildir.
Şu durumda, davacının resmi yazılı şekil şartına uyulmadan taşınmazı elde etmesi düşünülemeyeceğinden ve taşınmazı satın alması sırasında üzerindeki tüm kısıtlamalarla birlikte satın alacağı gözetildiğinden davanın tümden reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10745, K. 2011/13951, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama