KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/10764 E., 2011/12244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 27/04/2007 gününde verilen dilekçe ile nüfus ve eşyadan tahliye istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen 08/12/2009 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle daha önceden belirlenen 22.11.2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan Açı Eğitim Öğretim Hiz.
AŞ vekili Avukat ... geldi, diğer davalılar ile karşı taraftan davacı adlarına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarfından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, 3194 Sayılı İmar Yasası’nın 32. maddesi gereğince, imara aykırı ruhsatsız yapılan binanın yıkımını sağlayabilmek amacıyla nüfustan ve eşyadan tahliyeye izin verilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı ..., Beşiktaş ilçesi, .. Mahallesi, ... Sokakta bulunan 981 ada 569 parsel sayılı 2 kapı no lu taşınmazın tip projesine aykırı olarak eklentiler yapıldığı tespit olunduğundan kaçak kısımların yıkılmasına karar verildiğini, süresi içinde ilgililerin yıkımı gerçekleştirmemesi nedeni ile yıkım kararının uygulanabilmesi için nüfus ve eşyadan tahliyeye karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Daha önceden bu tür davaların 3194 sayılı İmar Yasası’nın 43/A maddesi gereğince Sulh Hakimlerince karara bağlanacağına ilişkin yasal düzenlemenin 6785 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılmasından sonra bu tür isteklerin İmar Yasası’nın 32/ son maddesi uyarınca idarenin ilgili birimlerince yerine getirilerek yeni bir uygulanmaya başlanmıştır. Bu düzenlemeye göre idare, eşya ve nüfustan tahliye işlemlerini, kendi yasal kuralları çerçevesinde gerçekleştirebilir. Yerel mahkemece, davacının isteği idari makamlarca yerine getirileceğinden böyle bir davanın açılmasına gerek bulunmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmiş bulunması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10764, K. 2011/12244, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama