KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/10775 E., 2011/12666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/12/2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında tespit davası istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince:
Davacı, miras bırakanı ve babası ... 'nin , nüfus kütüğünde Rumi 1330 doğumlu olduğu halde İncirli Köyü 97 ve 108 parsel sayılı taşınmazların tapu kütüklerinde doğum tarihinin 1328 olarak yazılı olduğunu, yine aynı köyde bulunan 109, 136, 140 ,232,377 ,378 ve 412 parsel sayılı taşınmazların tapu kütüklerinde ise doğum tarihlerinin hiç yazılmadığını, bu durumun hukuki durumlarını olumsuz etkilediğini belirterek taşınmazların miras bırakanı ve babası ... 'ye ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Kahramanmaraş İli, ... İlçesi, ... Köyü, Cilt No: 41, Hane No: 96' da nüfusa kayıtlı ... ve ... oğlu, ... 01.07.1914 doğumlu ... ' nin hisseli olarak kayıt maliki bulunduğu Kahramanmaraş İli, Pazarcık İlçesi, ... Köyü 97, 108, 109, 136, 140, 232, 377, 378 ve 412 parsel sayılı taşınmazların malikhanesinde ... oğlu ... yazılı olduğu anlaşılmakla parseller malikinin gerçekte ve nüfus kaydında olduğu gibi ... ve ... oğlu, 01.07.1914 doğumlu ... ' ye ait olduğunun tespitine karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazların malik hanesinde yazılı kişi ile davacının miras bırakanının aynı kişiler olduğunun tespitine şeklinde karar verilmesi gerekirken, taşınmazların ... oğlu ... 'ye ait olduğuna karar verilmesi doğru değildir. Bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; HMK’nun 370/2 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10775, K. 2011/12666, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama