KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/10990 E., 2011/12806 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 18/11/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, radyo programı sırasındaki hakaret niteliğindeki sözler nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiş; davalılar savunmalarında davacının programlarında yaptığı hareketlere söylediği sözlere karşılık olarak dava konusu sözleri söylediklerini beyan edip davanın reddini istemişler ve yerel mahkemece, davalıların söylemlerinin davacının kişilik haklarına ağır ve haksız bir şekilde tecavüz niteliğinde olduğu kanaatine varılarak sözlerdeki yoğunluk gözetilerek istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Tarafların kanıtı olan ve içerisinde dava konusu yayınla ilgili bilgilerin bulunduğu iddia edilen CD içeriğinin bilinmesi, tarafların dayandıkları kanıtın niteliğini öğrenmeleri, bu kanıta ilişkin savunmalarını sunabilmeleri ve yapılan bilirkişi incelemesini denetleyip gerekli itirazlarda bulunabilmeleri için gereklidir. Taraflara, dava dosyasındaki tüm belgeler hakkında bilgi sahibi olma ve görüş bildirme hakkının tanınması, adil yargılanmanın da gereğidir. Tarafların bilgi sahibi olmadıkları kanıtlar hakkında savunma haklarını kullanmaları düşünülemeyeceğinden, adil yargılanma haklarının ihlali de kaçınılmazdır.
Somut dava dosyasında, davacı yanca delil olarak ileri sürülen dava konusu yayın ile ilgili CD’nin çözümü mevcut değildir. Yalnızca yapılan yargılama sırasında 09/02/2010 tarihli ilk celse de davaya konu CD’nin dizüstü bilgisarda incelendiğinden çözümünün yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece, dava konusu yayın ile ilgili olduğu ileri sürülen CD’nin tarafların da bulunduğu bir ortamda, bilirkişi ile birlikte CD’yi izleyip incelemeleri, bilirkişinin düzenleyeceği raporu sunmasından sonra tarafların bu konudaki savunmalarını yapmalarının sağlanması gerekirken, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak biçimde, CD’nin dizüstü bilgisarda incelendiğinden çözümünün yapılmasına yer olmadığı gerekçe gösterilerek tarafların dayandıkları kanıtların içeriğini öğrenmelerine engel olunması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10990, K. 2011/12806, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama