KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/11074 E., 2010/10501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vdl vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 07/06/2004 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklardır. Kişilik haklarının sosyal ve duygusal kişilik değerlerini de içerdiği gözetildiğinde, kişinin bir yakınının yaralanmasının onun sosyal ve duygusal kişilik değerleri kapsamında olup olmadığı konusu üzerine durulmak gerekir. Sosyal ve duygusal kişilik değerleri, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır.
Bu haklar, doğruda doğruya kişiliğe bağlı olmayan, özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir.
Bu bağlamda Borçlar Yasası'nın 49. maddesindeki düzenleme gereğince, kişinin doğrudan kendisinin değil de karı, koca, ana, baba ve çocuklar gibi yakınlarının ağır yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması durumunda, aile birliği içinde korunması gereken sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğünün kabul edilmesi gerekir.
07.07.2002 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle meslekte kazanma gücünden %42 oranda kaybetmiş sayılacak biçimde yaralanan davacılardan ...’ün yaralanma derecesi ile onun annesi, babası ve kardeşleri olan diğer davacılara olan yakınlık derecesi gözetildiğinde, anne, baba ve kardeşleri olan diğer davacıların da sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğü benimsenmelidir. Ancak, dava konusu olayın gelişimi, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar anne ile babanın her biri için takdir edilen 12.500,00'er TL, kardeşlerin her biri için takdir
edilen 5.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Adı geçenler yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacılardan anne ... ile baba ... yararına 7.500,00'er TL, kardeşler ... ve ... yararına 3.000,00'er TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11074, K. 2010/10501, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama