KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/11206 E., 2011/13494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Davacı T.C. ... Bankası vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/03/2008 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusuz kaldığından reddine dair verilen 11/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, zimmet nedeniyle uğranılan alacak tutarının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, yargılama sırasında davalı tarafından yapılan ödemenin talep edilen alacak tutarından fazla olduğu gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
a)Davacı dava dilekçesinde, fazlaya dair hakkını saklı tutarak zimmete geçirilen 30.780 TL’nin zarar tarihi olan 11/8/2006 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile Banka Sigorta Muamele Vergisi ve masraflarını istemiş, 27/11/2008 tarihli ıslah dilekçesi ile zarar tutarını 31.070 TL’ye çıkarmıştır.
Yerel mahkemece benimsenen 28/9/2009 tarihli bilirkişi raporunda; 30.780 TL zarar tutarının zarar tarihinden işleyen değişen oranlarda avans faiziyle, ıslah ile artırılan tutarlar yönünden ise yine zarar tarihinden işleyen değişen oranlardaki avans faizi hesap edilerek 31.070 TL asıl alacak tutarı ile 14.960 TL işleyen avans faiz ve diğer fer’ileri olarak toplam 45.960 TL alacak olduğu hesaplanmıştır.
Davalı, yargılama devam ederken 19/1/2009 tarihinde 38.243 TL, 11/11/2009 tarihinde 1213 TL ve 635 TL olmak üzere toplam 40.092 TL ödeme yapmış, yapılan bu ödemeler davacı tarafça Borçlar Kanunu'nun 84. maddesi gözetilerek ve yapılan ödemelerin öncelikle işleyen faiz tutarından mahsup edilmesi gerektiği belirtilerek ihtirazi kayıt ile kabul edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında yerel mahkemece yapılması gereken iş; dava dilekçesinde talep edilen asıl alacak tutarı ile ıslah dilekçesinde artırılan asıl alacak tutarı ile ferilerine talep tarihlerinden itibaren işleyen faiz miktarını hesaplayarak davalı tarafça yapılan ödemeleri Borçlar Kanunu'nun 84. maddesi uyarınca öncelikle hesaplanan bu faiz tutarından mahsup etmek, geriye kalan kısım olursa onu da asıl alacak tutarından mahsup etmektir. Eğer kalan kısım asıl alacak tutarını karşılamıyorsa bakiye kısım kadar zarar olduğu benimsenerek bu miktar yönünden karar verilmelidir. Şu halde açıklanan husus gözetilmeden yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
b)Eldeki davanın açılmasına davalı kendi kusurlu eylemi ile neden olmuştur. Davalının yargılama sırasında ödeme yapmış olması davanın açılmasında var olan kusurluluğunu ortadan kaldırmaz. Şu halde davalı yararına vekalet ücreti takdiri doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11206, K. 2011/13494, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama