KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/11226 E., 2010/11953 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/07/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/07/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 23/11/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Hazine vekili Avukat.... geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a) Dava, trafik kazası nedeniyle %100 oranda meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacak biçimde yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Başkasının bakım ve yardımına gereksinim duyulacak biçimde yaralanma olaylarında, maddi zarar kapsamında bulunan bakıcı ücreti belirlenirken; bakım gereksinimi duyan yaralanana aile birliği içinde bakılacağı olgusunun da değerlendirilmesi gerekir. Bu bağlamda, yaralanan evli ise eşinin 4721 sayılı Medeni Yasa'nın 185. (743 sayılı Medeni Yasa'nın 151.) maddesinde öngörülen yardım yükümlülüğünün bulunduğu; başkasının bakması durumunda ise yaralananın her halde gelirinden bakım için bir tutar pay ayırması gerekeceği olguları göz önünde tutulmalı ve belirlenen bakıcı giderine ilişkin tazminat tutarından, Borçlar Yasası'nın 43 ve 44. maddeleri gereğince indirim yapılmalıdır.
Dava konusu olayda, davacının talep edebileceği bakıcı gideri tutarının, hesaplanan bakıcı gideri zararının % 50'si kadar olacağının kabulü dosya kapsamına daha uygundur.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, bakıcı giderinden % 50 oranda indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 417. maddesi gereğince istemin bir bölümünün kabul edildiği durumlarda, yargılama giderleri kabul ve reddedilen tutarlara göre taraflara yükletilir. Aynı Yasa'nın 423. maddesine göre avukatlık ücreti de yargılama giderlerindendir.
2010/11226-2010/11953
Diğer yandan; Avukatlık Yasası ve karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/1. maddesinde yer alan "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Belirlenen bu ücret, yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz."
Aynı Tarife'nin 10/2. maddesinde yer alan "Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez."
Yerel mahkemece yukarıda açıklanan düzenlemeler ile davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddedilen bölümleri gözetilerek, davada kendisini avukatı aracılığı ile temsil ettiren davalı yararına ayrı ayrı avukatlık ücreti hesap ve takdir edilmemiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11226, K. 2010/11953, 23 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama