KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/11233 E., 2011/9661 K.·2-... Vdl.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vd vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... ve ... vdl aleyhine 18/11/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/05/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 27/09/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...’nın temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalı ...’nin temyiz itirazlarına gelince: Dava, bina kaloriferinin patlaması sonucu meydana gelen ölüm nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... yönünden de dava kısmen kabul edilmiş; hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Somut olayda davacılar, davalının yapı ve iskan ruhsatı verdiği binada yeterli denetim ve kontrol yapılmadığından meydana gelen kaza sonucu oluşan zararın tazminini istemektedirler. Davacıların bu isteği idari karar ve eylemlerden ... zararların ödetilmesi isteği niteliğinde bulunduğundan, 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın II. bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluşturmaktadır.
İdarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı. İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Mahkemece, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının çözümlenmesi; usul ve yasaya mutlak aykırılık oluşturup, bozmayı gerektirmiştir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11233, K. 2011/9661, 27 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama