KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/11308 E., 2011/12693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... A.Ş aleyhine 09/05/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız fiile dayalı maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 09/02/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ...
A.Ş vekili ve duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 29/11/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... Sayın geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi.
Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, özellikle mahkeme kararın davacı ve tüm mirasçılara tebliğ edilmiş olmasına rağmen tapu kaydının iptali ile ilgili hükme yönelik temyizlerinin bulunmamasına göre; davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eyleme dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; davacının, hükmedilecek tazminat miktarına tespit tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir. Mahkemece, davacının faiz talebine ilişkin bir hüküm kurulmamıştır. Davacının zararının tespiti için alınan bilirkişi raporunda taşınmazın dava tarihi itibariyle değeri tespit edilmiş ve mahkemece bu miktarda tazminata hükmedilmiştir. Şu halde, hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekir. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11308, K. 2011/12693, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama