KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/11321 E., 2010/13310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma
Davacı ... (vesayeten ...) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/01/2006 gününde verilen dilekçe ile elektrik çarpması nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 08/06/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekilince süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/12/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ... ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler.
Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Davacı, davalıya ait araç yıkama makinesi ile aracını yıkamak isterken elektrik akımına kapılarak yaralanan oğlu ... hakkında kısıtlılık kararı verilerek vesayeti altına alındığını, gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalının kusuru nedeniyle sorumlu olduğu gibi işyeri sahibi olarak da kusursuz sorumlu olduğunu belirterek, uğradıkları maddi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı kusur ve sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, benimsenen bilirkişi raporları uyarınca gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı % 60 oranında kusurlu bulunmuş; ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre davacının % 99,3 oranda özürlü olduğu belirtilmiş ve bu raporlar uyarınca hesaplanan sürekli iş göremezlik zararı ile tedavi ve bakıcı giderlerinin ödetilmesine karar verilmiştir.
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Yasası’nın 16/II-c maddesi gereğince, meslekte kazanma gücü kaybı konusunda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle görevli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’ndan alınacak SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü’ne uygun raporla davacının iş göremezlik oranı belirlendikten sonra varılacak sonuca göre zarar kapsamının belirlenmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, davacının bireysel başvurusu üzerine ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen rapora göre karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir
2-Davalı hakkında taksirle yaralamaya neden olmak suçundan kamu davası açılmış olup ceza yargılamasında yeterli deneyimi olmayan davacı ...’in; sahibi olmadan araç yıkama makinesini tek başına kullanmak amacı ile ara kablosu takarak şalteri kaldırıp makineyi kullanması sırasında, elektrik kablosundaki açık olan yere basınçlı suyu temas ettirmesi nedeniyle kaçak akım oluşmasına yol açtığı, elektriğe karşı yalıtımlı eldiven ve çizme giymemiş bulunması nedeni ile birinci derecede; davalının ise, elektrik tesisatı ile ilgili ... güvenliği için gereken ve zorunlu olan önlemleri almaması nedeniyle ikinci derece kusurlu bulunduğuna ilişkin rapor benimsenerek davalının cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Eldeki davada alınan bilirkişi raporlarında ise, maddi olgu aynı biçimde kabul edilmiş bulunmasına karşın davalının kusur oranı % 60 olarak belirlenmiş ve bu kusur oranına göre tazminat tutarları hesaplanmıştır.
Yerel mahkemece, davalının kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutularak, tarafların sosyal konumlarına göre kazanın meydana gelmesindeki kusur durumları ayrıntılı olarak tartışılarak, ceza mahkemesindeki kabul ile çelişkiyi de giderecek biçimde, konularında uzman bilirkişi kurulundan rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
3-Dosyada davacının % 95 ve % 99,3 oranlarda sürekli iş göremez olduğuna ilişkin raporlar bulunmaktadır. Davacıya bu raporlara göre aylık bağlandığı iddia olunmuştur. Bu durumda, davacıya aylık bağlanıp bağlanmadığı, bağlandı ise rücuya tabi olup olmadığı Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan sorularak, rücuya bağlı bir alacak bağlandığının belirlenmesi durumunda bunun peşin sermaye değerinin sürekli iş göremezlik tazminatından indirilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11321, K. 2010/13310, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama