İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/11633 K.2012/565

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı .... ve diğerleri aleyhine 19/01/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/06/2010 günlü kararın…

Esas2010/11633Karar2012/565Tarih19 Ocak 2012Okuma4 dk · 705 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2010/11633 E., 2012/565 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

705 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı .... ve diğerleri aleyhine 19/01/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile ilgili bir konuda vermiş olduğu karar üzerine davalı şirkete ait gazetenin 21.05.2009 günlü nüshasında yayımlanan ve davalı ... tarafından kaleme alınan ''Hakimlere ne kadar güvenmeliyiz'' başlıklı köşe yazısında kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalılar, kamuoyunun ilgisini çeken böyle bir kararın bir gazeteci olarak eleştirilmesinin doğal olduğunu, davaya konu yazıda kişilik haklarına saldırının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davaya konu köşe yazısında, davacının hakimlik görevini yaparken verdiği ve henüz yargı süreci devam eden bir karardan dolayı, ''suç işlediği, görevini kötüye kulandığı, suçunu katmerlendirdiği'' şeklinde isnatlarda bulunularak davacının ve yerine getirdiği hakimlik mesleğinin küçük düşürüldüğü ve saygınlığının zedelendiği gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar, taraflarca temyiz edilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; köşe yazısının, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı görevini yürütürken ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ... hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yapılan itiraz üzerine vermiş olduğu 15.05.2009 tarih ve 2009/702 değişik iş sayılı kararın birçok yerinde cumhurbaşkanı için ''şüpheli ...'' ifadesini kullanmak suretiyle takipsizlik kararının kaldırılmasına karar verdiği,

dava konusu köşe yazısının ise davacının vermiş olduğu bu karar ve davacının o günlerde basına yansıyan ''hakimlere güvenmek lazım'' şeklindeki sözleri üzerine kaleme alındığı anlaşılmaktadır.Dava konusu yazının içeriğinde ise konuyla ilgili bazı hukuk fakültesi dekanı ve anayasa profesörlerinin ''kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğu, yerinde olmadığı'' şeklindeki açıklamaları ve dönemin Barolar Birliği başkanının ''kararın cumhurbaşkanlığı makamını yıpratmaya dönük olduğu'' şeklindeki görüşleri referans alınarak, söz konusu kararın hukuki

dayanağının olmadığı bu nedenle böyle bir karara imza atan davacının suç işlediği, görevini kötüye kullandığı, üstelik kararda ülkenin cumhurbaşkanı için küçültücü bir ifade olan ''şüpheli'' sıfatının kullanılması nedeniyle suçunu pekiştirdiği öne sürülmüş, özellikle geçmişte ideolojik saiklerle verildiği iddia edilen bazı yargılamalar örnek gösterilerek hukuk devleti-yargı devleti kavramları ile davacının sarfettiği ''hakimlere güvenmek gerekir'' sözü tartışma konusu yapılmıştır. Yazının bazı bölümlerinde davacı için ''değerli yargıç'', ''...'ı tenzih ederim'' şeklinde ifadelerin de kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu edilen ifadeler ve köşe yazısı bir bütün olarak incelendiğinde; köşe yazısının, davacının ülkenin cumhurbaşkanı ile ilgili vermiş olduğu ve kamuoyunda yankı uyandıran kararı ile kararın kamuoyunda tartışıldığı günlerde davacının ''hakimlere güvenmek gerekir'' şeklindeki açıklamaları üzerine kaleme alındığı, yazıda geçen davacının vermiş olduğu bu karar ve kararda cumhurbaşkanı için kullandığı ifadeler nedeniyle suç işlediği, görevini kötüye kullandığı şeklindeki açıklamanın ise davalı köşe yazarının söz konusu dönemde bazı hukukçuların beyan ettiği görüşlerinden hareketle yaptığı yorumdan ibaret olduğu,

kararın muhatabının ülkenin cumhurbaşkanı olması, önde gelen bazı hukukçular tarafından söz konusu kararın hatalı, hatta cumhurbaşkanını yıpratmaya yönelik olduğuna ilişkin açıklamalar yapılması ve davacının konumu göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu edilen ifadelerin eleştiri sınırında kaldığı, kişilik haklarına saldırı boyutuna ulaşmadığı anlaşılmaktadır.

Şu halde, yerel mahkemece istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kısmen kabul edilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31/01/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacının T.C. Cumhurbaşkanı ile ilgili bir konuda vermiş olduğu karar üzerine davalı şirkete ait gazetenin 21/05/2009 günlü nüshasında yayımlanan ve davalı ... tarafından kaleme alınan "Hakimlere ne kadar güvenmeliyiz" başlıklı yazısında davacının ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı görevini yürütürken ... C. Başsavcılığınca T.C. Cumhurbaşkanı ... hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yapılan itiraz üzerine vermiş olduğu 15/05/2009 tarih ve 2009/702 D.İş sayılı kararı üzerine davalı Yazar'ın kullandığı;

"Değerli yargıç suç işlemiştir., daha doğrusu görevini kötüye kullanmıştır.", "Şüpheli gibi tahkir kokan küçültücü bir ifadeyle suçunu katmerlendirmiştir." cümlelerini kullanmak suretiyle ve ülke tarihinde kendisinin "kötü muhakeme" örnekleri olarak nitelediği yargılamalarla kıyaslamasını yaparak davacıyı küçük düşürme amacı güttüğü ve hatta yazının sonlarında "...'ı tenzih ederim" diyerek alaycı bir ifade kullandığı anlaşıldığından mahkeme kararının yerinde olduğu görüşüyle çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 31/01/2012

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11633, K. 2012/565, 19 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/11633
Karar No
2012/565
Tarih
19 Ocak 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/11634 K.2012/232
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/11647 K.2012/419
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/11650 K.2012/755
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/11660 K.2012/385
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/11669 K.2012/352
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/11675 K.2012/28

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.