KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/11663 E., 2010/10737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 02/03/2010 ve 17/03/2010 gününde verilen dilekçelerle verilen asıl ve karşılık dava dilekçeleriyle haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararların ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine ilişkin 29/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... ve davalı-karşı davacı ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Asıl ve karşı davanın tarafları, gerçek kişi olup kişisel kusura dayanarak tazminat istemişlerdir. İdari yargı yerlerinde açılacak davalarda husumetin kimlere yönletileceğine ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesi gereğince idari yargı yerlerinde ancak ilgili idare dava edilebilir. Bu yasal düzenlemeye göre gerçek kişiler aleyhine idare mahkemelerinde dava açılamaz.
Asıl ve karşı davada, gerçek kişi olan tarafların haksız eylemleri nedeniyle zarara uğranıldığı ileri sürülüp onların kişisel kusuruna dayanılarak istekte bulunulduğuna göre uyuşmazlığın görüm ve çözüm yeri idari yargı yeri olmayıp adli yargı yeridir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11663, K. 2010/10737, 21 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama