KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/1168 E., 2010/13277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/06/2008 gününde verilen dilekçe ile tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan maddi zararın, Devletin kusursuz sorumluluğuna ilişkin Yasa'nın M.K'nın 1007. maddesi gereğince ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kabulüne ilişkin 09/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, satın alarak sahibi olduğu taşınmazlardan 76 parsel sayılı olanının gerçek yüzölçümünün kayıtta yazılı olan yüzölçümünden az olduğunu belirterek, uğradığı zararın Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince davalıdan alınmasını istemiştir.
Yerel mahkemece, dava konusu yerin paftasının zemine uygun olduğu yapılan keşifte anlaşıldığı halde tapu kaydında yazılı yüzölçümü ile taşınmazın gerçek yüzölçümü arasında fark bulunması, Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince Devletin sorumluluğunu gerektiren bir yanlışlık olarak kabul edilerek istemin kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme taşınmazların kadastro tespitinden sonra oluşmuş ve kesinleşmiş pafta kayıtları yerinde uygulamış, paftanın zemine uyduğu görülmüştür.
Kadastronun amacı taşınmazın tespit günündeki geometrik ve hukuki durumunu belirlemek olup harita ve krokisi bulunan tapuda kayıtlı arazilerin yüzölçümleri Medeni Yasa'nın 719 ve 3402 Sayılı Kadastro Yasası'nın 20. maddeleri gereğince belirlenir. Tapu sicilinde çaplı olarak kayıtlı bulunan taşınmazlar, çapa bağlı yüzölçümleri ile geçerlidir. Satın aldığı çaplı taşınmazın kaç metrekare olduğunu kullanıldığı zeminin durumundan, taşınmazın çap örneğinden her zaman bilebilecek durumda olan davacı, taşınmazın yüzölçümünün maddi yanılgı nedeniyle yanlış yazılmış olması nedeni ile zarara uğradığını ileri sürerek, Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince Devletin sorumlu tutulmasını isteyemez.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/1168, K. 2010/13277, 20 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama