KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/12012 E., 2011/14233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı .... AŞ. ve diğerleri aleyhine 06/10/2006 gününde verilen dilekçe ile baz istasyonunun kaldırılmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyanın işlemden kaldırılmasına dair verilen 26/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, baz istasyonlarının kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tüm davalılar için, aynı sebebe dayanılarak HUMK'nun 409/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; davalı vekilleri lehine üç ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesi uyarınca; "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her red sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur."
Şu durumda, davalılar yararına yukarıda açıklanan Tarife gereğince ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/12012, K. 2011/14233, 27 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama