KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/12068 E., 2012/1060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
240 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/05/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylemden kaynaklanan tazminat ve gelir kaybı istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dilekçesi davalıya 14.06.2007 günü tebliğ olunmuş, davalı 22.06.2007 günü süresi içindeki cevap dilekçesi ile zamanaşımı savunmasında bulunmuştur.
Yasalarda def'i, davalının yerine getirmesi gereken bir edimi, özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınması olanağı sağlayan bir hak olarak tanımlanmaktadır. Bunlardan birisi olan zamanaşımı savunması (def'i), süresinde ve yöntemine uygun biçimde ileri sürüldüğünde işin esasının incelenmesine geçilmez ve bu savunma, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 222 ve izleyen maddeleri gereğince ön sorun (hadise) biçiminde incelenip karara bağlanır, zamanaşımının gerçekleştiği sonucuna varılırsa dava salt bu nedenle reddedilir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalının süresi içinde ileri sürüdüğü zamanaşımı savunması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/12068, K. 2012/1060, 30 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama