KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/12132 E., 2011/13070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 04/06/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 18/05/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/12/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil ... geldi, karşı taraftan davalılardan gelen olmadı.
Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava; noterin kusursuz sorumluluğuna dayalı tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem esastan reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı; kendisini ... plakalı araç maliki olarak tanıtan ... isimli kişinin, aracın satışı için ... 31. noterliğinde adına vekalet verdiğini, bu vekalete dayanarak aracı ... 13. noterliğinde sattığını, ancak satın alan kişinin aracı adına tescil ettirmek istediğinde çalıntı şerhi bulunması nedeni ile araca el konulduğunu ve araç için aldığı bedeli iade ettiğini ileri sürerek, noterlikte kullanılan belgelerin sahteliğinin ihmal nedeni ile anlaşılmamasından dolayı uğradığı zararın tüm davalılardan ödetilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece; davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20. maddesinde araç satışlarının yöntemi gösterilmiştir. Buna göre, noter satış senedi ile aracın mülkiyeti satın alana geçer, aynı yasanın 20/d maddesine göre, trafikte kayıtlı motorlu araçların resmi şekilde yapılmayan satış ve devirleri geçersizdir.
Somut olaya gelince, dava konusu aracın davalılardan ... adına trafikte kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ise, kendisini ... olarak tanıtan kişi tarafından noterlikte düzenlenmiş bir vekaletname ile aracın satışı için vekil kılınmıştır. Yani davacı, aracın maliki olmayıp, yalnız malik adına aracı satmaya yetkili olan vekildir.
Şu durumda, araç maliki olmayıp, aracın satışı için vekil tayin edilmesi nedeni ile yalnız vekil sıfatında bulunan davacının iş bu davayı açmakta aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Husumet, dava şartlarından olup davanın her aşamasında ve resen gözetilebileceğinden, yerel mahkemece, istemin aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmiş bulunması doğru olmamış kararın gösterilen nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/12132, K. 2011/13070, 6 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama