KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/12189 E., 2011/13071 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Müdürlüğü ve ... Proje Taah. ve İnş. A.Ş. aleyhine 10/03/2009 gününde verilen dilekçeler ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/06/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... Proje Taah. ve İnş.
A.Ş. vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/12/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan ... Proje Taah. ve İnş. A.Ş. vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalı ... Müdürlüğü’ne yönelik istem husumet yönünden reddedilmiş, diğer davalıya yönelik istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... Proje Taah. ve İnş AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, desteklerinin davalı ...’a ait elektrik direğindeki kaçak nedeni ile elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdiğini ileri sürerek, direklerin bakım ve onarımından sorumlu bulunan diğer davalı ile birlikte uğradıkları maddi ve manevi zarardan sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılardan ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi, dava konusu elektrik direğini de kapsayan biçimde direklerin bakım ve onarım işlerini diğer davalıya ihale ile devir ettiklerini ileri sürerek kusur ve sorumluluğu bulunmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Proje Taah. ve İnş AŞ ise, bakım ve onarım sorumluluklarını yerine getirmiş bulunduklarından sorumlulukları olmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, istemin davalı ... yönünden husumet nedeni ile reddine, diğer davalı yönünden ise bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Davalılardan ... tarafından ihale edilen elektrik direklerinin bakım ve onarım işini yüklenici olan diğer davalının aldığı, davacılar desteğinin ise direkteki kaçak elektrik akımı nedeni ile çarpılarak yaşamını yitirdiği anlaşılmaktadır. Davalı ... ile diğer davalı ... Proje Taah. ve İnş AŞ arasında imzalanan ihale şartnamesindeki düzenleme, sözleşmenin tarafları yönünden bağlayıcı olup 3. kişi konumundaki davacı yönünden bağlayıcı değildir. Davalı ... da BK'nun 55. maddesi uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu nedeni ile diğer davalı ile birlikte davacıya karşı doğan zarardan dayanışmalı olarak sorumludur.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, davalılardan ... hakkındaki istemin husumet yönünden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalı ... Proje Taah. ve İnş AŞ’nin diğer temyiz itirazlarına gelince; davacılar desteğinin ölümünden dolayı davalı şirketin yetkilisi hakkında taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan kamu davası açıldığı, iş bu dosyada alınan bilirkişi raporu uyarınca, desteğin dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları nedeni ile ölümünde asli kusurlu olarak görüldüğü anlaşılmaktadır. Dosyadan alınan kusur raporunda ise davalı ... Proje Taah ve İnş AŞ’nin %100 kusurlu olduğu bildirilmiştir.
BK’nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de ceza mahkemesi dosyasında belirlenecek maddi vakıalar hukuk hakimi için de bağlayıcı niteliktedir.
Şu durumda, ceza dosyasının sonucu araştırılmalı, ceza dosyasında alınan kusur raporu ile dosyadan alınan kusur raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden yeni bir kusur raporu alınmalı ve varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/12189, K. 2011/13071, 6 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama