KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/12246 E., 2011/14151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Müşavirliği aleyhine 19/10/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddolunmalıdır.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava haksız el koymadan kaynaklanana maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı soruşturma sırasında 16/04/2004 tarihinde kaçak olduğu iddiası ile 271 çift ayakkabıya el konulduğunu hakkında Kaçakcılık Kanununa Muhalefet sucundan Edirne 1.Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığını ancak yapılan yargılama sonucunda el konulan ayakkabıların müsaderesine yer olmadığına karar verildiğini ve kararın 20/04/2009 tarihinde kesinleştiğini,davalı idareye başvurulduğu ancak ayakkabıların iade edilmediği gibi bedelinin de ödenmediğini, el konulan ayakkabıların gerçek değerlerinin belirlenerek el koyma tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili istenilmiştir.
Davalı yan ise; davaya konu ayakkabıların yargılama sırasında satılarak tasfiye edildiğini 5607 sayılı Kaçakcılıkla Mücadele Kanunu'nun 16. maddesi gereğince ilgili tarafından başvurulması halinde satış bedelinin, satış tarihinden iade tarihine kadar geçen süre için yasal faizi ile birlikte ödeneceğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davaya konu ayakkabıların rayiç değerleri belirlenmiş, nakliye, işletme gideri ve KDV mahsup edilerek bulunan bedele karar verilmiş; karar taraflarca temyiz olunmuştur.
5607 sayılı Kaçakcılıkla Mücadele Kanunu'nun 16. maddesine göre;”(1) Bu Kanunda tanımlanan suçların veya kabahatlerin konusunu oluşturması dolayısıyla müsadere veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımlarının uygulanabileceği eşya, sahibine iade edilemez. Bu eşya, kamu davasının açıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde kovuşturmanın sonuçlanmaması halinde derhal tasfiye edilir. Ancak eşyanın; a) Zarara uğraması, değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı halinde üç gün, b) Muhafazasının ciddi külfet oluşturması halinde onbeş gün, içinde, eşyadan numune alınmasının mümkün olduğu durumlarda numune alınarak, mümkün olmaması halinde ise gerekli tespitler yaptırılarak, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından tasfiyesine karar verilir.
(2) Satılarak tasfiye edilen eşya veya taşıma araçlarının satış bedeli emanet hesabına alınır. Yargılama sonucunda; a) Tasfiye edilen eşya veya taşıma araçlarının, müsadere edilmeyip, iadesine karar verilmesi, b) Mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararına konu teşkil eden eşyanın ilgilisine iadesine karar verilmesi, hallerinde; satış bedeli, satış tarihinden iade tarihine kadar geçen süre için yasal faizi ile birlikte hak sahibine ödenir.....” şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda; kaçakçılık kanununa muhalefet suçundan davacı hakkında soruşturma yürütüldüğü anlaşıldığından yukarıda belirtilen mevzuat çerçevesinde araştırma yapılarak varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/12246, K. 2011/14151, 26 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama