KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/12404 E., 2012/437 K.·Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Zararın Hesaplanması
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2012
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 41 ]
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 47 ]
"İçtihat Metni"
Davacı Ayten ve Nihat (kendilerine asaleten çocukları Nurdan, E.Nur ve Cansu'ya velayeten) vekili tarafından, davalı Selçuk ve Edip aleyhine 16.08.2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.05.2010 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ve dahili davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, davalı sürücünün asli kusuru sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacıların maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya arasında mevcut bilgi ve belgelerden, davalı sürücünün asli kusuru ile meydana gelen trafik kazasında davacıların muhtelif derecelerde yaralandıkları, kazadan kısa bir süre sonra davacıların maddi ve manevi zararlarının karşılandığı gerekçesi ile davalıları ibra ettikleri, bu kapsamda davalıların davacı tarafa araba verdiğinin sabit olduğu, davacıların tespit edilen maddi zararı ile ibraname arasındaki açık orantısızlık nedeni ile ibranamenin mahkemece makbuz niteliğinde kabul edildiği anlaşılmıştır.
Davacılar yukarıda sözü geçen ibraname ile davalıları manevi zararları yönünden de ibra etmişlerdir. Davalılarca, davacılara teslim edilen "araba" ile manevi zararın karşılandığı kabul edilmelidir. Manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince manevi zarar karşılığı olarak istenebilecek manevi tazminat bölünerek istenemez. Bu durumda davacı tarafın aynı olay nedeniyle yeniden manevi tazminat isteyemeyeceği gözetilerek manevi tazminat davasının tümden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bu yönden davalılar yararına bozulması gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/12404, K. 2012/437, 18 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama