KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/12571 E., 2011/13812 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 28/01/2009-31/07/2009 gününde verilen dilekçeler ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 12/07/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/12/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılar ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı ...’in zimmet nedeni ile diğer davalıların da zimmete neden olmaları nedeni ile kurumu zarara uğrattıklarını ileri sürerek uğranılan zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ..., zimmete neden olmadıklarını, zimmet eylemini açığa çıkartanların kendileri olduğunu, çalıştıkları kurumca yapılan teftiş sonunda haklarında disiplin, idari ve mali yönden işlem yapılmamasına karar verilmiş bulunduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Yerel mahkemece, davalı ...’in zimmet, diğer davalıların da zimmete neden olmak eylemleri ile davacı kurumu zarara uğrattıklarının kabulü ile istemin tümünün kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar hakkında, Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/275 esas sayılı dosyası ile zimmet ve zimmete neden olmak suçlarından yargılama yapıldığı, dosyanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
BK’nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul olunmaktadır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle davalılar ... ve ... yönünden ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/12571, K. 2011/13812, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama