KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/1272 E., 2010/1143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Tapu Sicil Müdürlüğü Maliye Hazinesi aleyhine 27/03/2009 gününde verilen dilekçe ile kayıt maliki ile ayniyet tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 06/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan ...'in temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer davacıların temyiz itirazlarına gelince; dava, tapu kaydında adı yazılı kişi ile davacıların mirasbırakanının aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, daha önce davacılardan ... tarafından Kadıköy Asliye 6. Hukuk Hakimliği'nin 2007/230 Esas sayılı dosyasında aynı istemle açılan davanın reddine karar verilerek kesinleştiği ve kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 237. maddesi gereğince kesin hükmün var olabilmesi için, davanın taraflarının, dava konusunun ve dayanılan dava sebebinin aynı olması gerekir. ... dışındaki davacılar önceki davada davacı olarak yer almadıklarından, eldeki davanın tüm davacılar yönünden kesin hüküm nedeniyle reddedilmiş olması doğru değildir. Önceki dava, eldeki dava yönünden güçlü bir kanıt niteliğinde ise de kesin hüküm engeli oluşturmaz.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek; istemin, ... dışındaki davacılar yönünden de kesin hüküm nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/1272, K. 2010/1143, 10 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama