KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/12760 E., 2010/11687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/09/2008 gününde verilen dilekçe ile sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak ve haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; alacak talebinin kabulüne; manevi tazminat talebinin reddine dair verilen 19/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının temyiz itirazına gelince; dava, alacak ve haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, alacak istemi kabul edilmiş; manevi tazminat istemi reddedilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Dava dışı bir kişinin kullandığı krediye kefil olduğunu belirten davacı, kefillik konusu borcun ödenmesi amacıyla davalıya 1.500,00 TL verdiği ve buna ilişkin olarak düzenlenen belgeyi imzaladığını; haksız yere cumhuriyet savcılığına şikayette bulunan davalının, belgeyi imzaladığı halde parayı vermeyerek kendisini dolandırdığını ileri sürdüğünü belirterek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, davacının parayı vermediği halde düzenlenen belgeyi alıp cebine koyması üzerine dolandırıldığını anlayıp şikayet ettiğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, düzenlenen belge ve tanık anlatımları benimsenerek, davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle alacak isteminin kabulüne; davalının şikayet hakkını kullandığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; taraflar arasında dava dışı üçüncü kişinin kredi borcunun kefil olarak ödenmesi konusunda bir para alışverişi olduğu ve uyuşmazlık yaşandığı anlaşılmakta ise de davalının bunu, cumhuriyet savcılığına verdiği şikayet dilekçesinde “dolandırıcılık” olarak adlandırıp suç isnadına dönüştürmesi ile şikayet hakkının kullanılmasındaki sınırın aşıldığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece, davalının davacıya dolandırıcılık isnadının onun kişilik haklarına saldırı oluşturduğu benimsenerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/12760, K. 2010/11687, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama