KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/12790 E., 2012/1356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/01/2006 gününde verilen dilekçe ile eski hale getirme ve ecrimisil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava ,haksız fiil nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili mahkemeye verdiği dilekçe ile davalının, davacılara ait taşınmaz sınırında ruhsatlı kömür çıkardığını, davacılara ait taşınmaza zarar verdiğini, ayrıca davacıların 2004-2008 yılları arasında taşınmazı kullanamadıklarını bu nedenle eski hale getirme ve ecri misil bedeline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu bölgede yasal maden arama izinlerinin olduğunu, son dönemdeki zararların heyelan nedeniyle oluştuğunu, davacılar murisinin meydana gelen zararlardan dolayı kendisi tarafından gösterilen 4.000 metre karelik yer aldığını, 23/01/2003 ve 04/03/2003 tarihlerinde imzaladığı belgeler ile maddi manevi tüm zararlarının karşılandığını beyan ettiğini, bu nedenlerle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, belge içeriği ve tanık beyanlarına göre muris 'a gösterilen 4.000 metre karelik yer karşılığında davacıların artık ecri misil alacağına yönelik herhangi bir talepleri olamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacıların murisi tarafından tazminat olarak alındığı belirtilen 300 milyon lira ile ilgili belge 23.01.2003 tarihlidir. Ekinde düzenlenen 04.03.2003 tarihli belgede "kayma sonucu zarar gören 4000 metre karelik bölüm için kayıt maliki olan davacıların murisine aynı oranda bir tarla verilerek mağduriyetin giderileceği" belirtilmektedir. Şu durumda ecrimisil bedeli ile İlgili olarak davacıların 2004-2008 tarihleri için taşınmazın kuilanılamamasından kaynaklanan bedelin ödenmiş kabul edilmesi doğru değildir.
Davacıların murisinin 04.03.2003 günlü sözleşmeyi imzaladıktan sonra kendisine yeni bir yer verilmeden ve bu yerin tapuya şerhi sağlanmadan öldüğü anlaşıldığına göre bu anlaşmanın da yerine getirildiği söylenemez. Bu nedenle zarar kapsamı belirlenip hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/12790, K. 2012/1356, 2 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama