KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/12816 E., 2010/11647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Davacı ...vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 27/09/2004 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; HUMK.nun 409. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin 25/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı-karşılık davacılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Asıl davada davacı, haksız olarak ... yerinin kapısını kıran davalıların makinelerine el koyduklarını belirterek, davalılardan makine bedelleri ve kazanç kaybı ile manevi tazminat alınmasını; karşılık dava açan davalılar ise, davacının kendilerine daha fazla borcu bulunduğunu ileri sürerek, makinelerin bu borç ile takas edilerek, asıl davanın davacısının kalan alacak tutarı ve haksız olarak şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir.
Yerel mahkemece asıl davanın bir bölümünün kabulüne; karşılık davanın ise takip edilmediğinden yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
İşlemden kaldırılması kararı verilen dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 409/5. maddesinde belirtilen üç aylık süre içinde derdest olup bu süre geçmeden açılmamış sayılmasına karar verilemez. Davanın bir bölümünün işlemden kaldırılmasına, bir bölümü hakkında ise son (nihai) karar verilmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, takip edilmeyen karşılık dava ayrılıp başka bir esasa kaydedildikten sonra takip edilen asıl dava yönünden karar verilmesi gerekirken, derdestliğe neden olacak biçimde karşılık davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/12816, K. 2010/11647, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama