KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/12972 E., 2010/12599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 09/07/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız hacize dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; Milas Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili olduğundan mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 22/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 9. maddesi gereğince her dava, yasada aksine bir düzenleme bulunmadıkça açıldığı günde davalının Medeni Yasa gereğince yerleşim yeri sayılan yer mahkemesinde görülür. Aynı Yasa’nın 21. maddesi gereğince de haksız eylemden ... dava, haksız eylemin gerçekleştiği yer mahkemesinde açılabilir. Böyle bir durumda, davayı hangi mahkemede açacağı konusunda seçimlik hakkı bulunan davacı, davasını dilerse davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde, dilerse haksız eylemin gerçekleştiği yer mahkemesinde açabilir.
Davacının zilyetliğinde bulunan araç Adana ilinde yakalanarak 25.05.2009 günü bağlandığına ve eldeki davanın açılmasına neden olan haksız haciz eylemi Adana adli yargı sınırları içinde gerçekleştiğine göre, Adana Asliye Hukuk Hakimliği’nde dava açan davacının, seçimlik hakkını, haksız eylemin gerçekleştiği yer mahkemesinde dava açmak suretiyle doğru olarak kullandığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalının yetki itirazının reddiyle işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerine olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/12972, K. 2010/12599, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama