KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/13215 E., 2010/12645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 09/11/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırdan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; zamanaşımı ile istemin reddine ilişkin 04/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, hakkında hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal ve hırsızlık suçundan şikayetçi olan davalı belediye başkanının, hizmet sözleşmesini feshettiğini, ceza mahkemesinde yargılanarak atılı suçlardan beraat ettiğini belirterek, davalının haksız şikayeti nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, haksız eylemi gerçekleştirenin davacı olup ceza zamanaşımından yararlanamayacağı, Borçlar Yasası'nın 60. maddesi gereğince 1 yıllık süre içinde eldeki dava açılmadığından, zamanaşımı nedeniyle istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı belediye başkanının cumhuriyet savcılığına verdiği 11.05.2005 günlü şikayet dilekçesinde davacının hırsızlık yaptığı ve görevi kötüye kullandığı iddiaları ileri sürülmüştür. Eldeki dava 09.11.2009 günü açmıştır. Davalının, davacıya yönelik suçlamaları hakaret niteliğini taşımaktadır.
Borçlar Yasası'nın 60/2. maddesi gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir. Olay gününde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 482. maddesinde düzenlenmiş bulunan hakaret suçuna ilişkin ceza zamanaşımı süresi, 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıldır.
Haksız şikayet 11.05.2005 günü gerçekleşmiş, eldeki dava ise 09.11.2009 günü açılmıştır.
Yerel mahkemece, 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık (uzamış) ceza zamanaşımı süresinin geçmediği gözetilerek, işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/13215, K. 2010/12645, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama