KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/13283 E., 2011/617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Beton San. ve Tic. AŞ aleyhine 01/10/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/03/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/01/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup davacı, Derecik deresi üzerindeki köprü inşaatı sırasında, davalı şirket elemanları tarafından, davalı şirket araçlarından dereye beton karıştırılması ve yine araçlardaki mikserlerin dere suyunda yıkanması nedeniyle dereye karışan beton artıklarının dere suyu ile alabalık tesislerine taşınıp balıklarının ölümüne neden olduğunu belirterek, uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı Şirket ise, husumet itirazında bulunarak, dava konusu zarara neden olan araçların ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd Şti çalışanları tarafından kullanıldığını ve sözleşme gereği beton taşıyan araçlara ait işletme hakkının bu Şirket’e devredildiğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Uyuşmazlık haksız eylemden doğduğundan kabul edilecek tazminatlara uygulanacak faiz ölçüsü reeskont faizi değil, yasal faizdir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, davalının reeskont faizi ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/13283, K. 2011/617, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama