KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/13389 E., 2011/123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 04/12/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... A.Ş, ... ve ... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılardan ... AŞ ile ...’ın asıl dava ile ilgili diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, bina malikinin sorumluluğundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Kabul edilen manevi tazminat tutarlarından davalıların arsa payları oranında sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken ve bozma ilamına uyulduğu halde müşterek ve müteselsil ödetme kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Davacılar 23.10.2007 günlü ıslah dilekçesi ile isteklerini arttırmışlar, davalılar da bu isteme karşı zamanaşımı savunmasında bulunmuşlardır. Olay 01.07/2003 günü meydana gelmiş olup olayda uygulanacak zamanaşımı süresi Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesi uyarınca bir yıldır. Islah dilekçesinin verildiği 23.10.2007 gününde ıslah dilekçesi ile artırılan tutar yönünden zamanaşımı geçmiştir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, ıslah edilen bölümün zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
3-Davalılardan ...’ın öteki temyiz itirazına gelince; adı geçen davalının kabul edilen manevi tazminat miktarından arsa payı oranında sorumlu tutulması gerekirken, belirlenen manevi tazminat tutarından diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmuş olması da bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/13389, K. 2011/123, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama