KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/1363 E., 2011/148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/09/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, davacılara ait taşınmaz içinde yer alan ekili bağ ile yapılara verilen zarar nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. Davalının, davacılara ait komşu taşınmazı satın aldıktan sonra yanlışlıkla davacılara ait taşınmazı kullanmak suretiyle üzerinde bulunan bağı kaldırıp bağ evi ve beton zemini de söktüğü anlaşılmıştır.
Dava konusu olay nedeniyle düzenlenen tespit bilirkişi raporunda, zarar gören bağ evi ile beton zemin belirli bir ölçüm işlemi uygulanmadan davacıların tespit dilekçesinde bildirmiş oldukları alanlar üzerinden zarar hesaplaması yapmıştır. Mahkemece yapılan keşifte ise bilirkişiler zarar gören alanları taraflar ve tanıkların gösterimine göre ölçmek suretiyle belirlemiş ve bu ölçüm sonuçlarına göre zarar hesabı yapmışlardır.
Görüldüğü üzere keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu denetime daha elverişli olup tanık gösterimleri ile yapılan ölçüme dayanmaktadır. Bu nedenle keşif sonucu düzenlenen 25.6.2008 havale günlü bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde fazla tazminata karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/1363, K. 2011/148, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama