KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/14211 E., 2011/142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/06/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemlerine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir
Yerel mahkemece verilen 28.05.2008 gün ve 2004/696-2008/170 sayılı ilk karar, Dairemizin 15.06.2009 gün ve 2009/4816-8013 sayılı kararı ile bozulmuş olup bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sırasında 22.07.2010 günlü ıslah dilekçesi ile maddi tazminat tutarı artırılmıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 84. maddesi uyarınca “Islah, tahkikata tabi olan davalarda tahkikat bitinceye kadar ve tabi olmayanlarda muhakemenin hitamına kadar...” yapılabileceğinden ve 04.02.1948 gün ve 1944/10-1948/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince Yargıtay'ca karar bozulduktan sonra ıslah yoluna gidilemeyeceğinden, bir yargılama işlemi olan ıslah, soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir. Davacı, bozma kararından sonra ek dava yolu ile istemde bulunabilirse de karar, temyiz incelemesi sonucunda bozulduktan sonra artık ıslah yapılamaz.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, ıslah dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, ıslah dilekçesi ile artırılan bölümün de kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/14211, K. 2011/142, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama