KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/14311 E., 2011/589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/03/2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptaline dayalı maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın idari yargı yolunun görev alanına girdiğinden mahkemenin görevsizliğine dair verilen 28/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve dahili davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın, Devletin sorumluluğuna ilişkin Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince, ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacıların mirasbırakanlarının sahibi olduğu taşınmazın, Hazine tarafından açılan davada orman niteliğinde olduğu saptanarak tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiğini ileri sürerek, davalının maddi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir.
Yerel mahkemece, davanın dayanağı Medeni Yasa'nın 1007. maddesine göre tazminat istenebilmesi için zararın tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanmasının gerektiği, dava konusu olayda zarara neden olan tespitin kadastro çalışmaları sırasında oluştuğu, özel mülkiyete konu olamayacak yerin davacıların mirasbırakanı adına tespit edildiği, kadastro çalışmalarını izlemeyen ve gerekli itirazları yapmayan Hazine'nin yasalarla kendisine verilen görevi yerine getirmemesinden ... zararın, davalı idarenin savsama niteliğindeki idari eyleminden kaynaklandığı gerekçesiyle, görevsizlik kararı vermiştir.
Tapu Sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından Medeni Yasa'nın 1007. maddesi ile tapu sicilinin tutulmasından ... bütün zararlardan Devletin sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiştir. Bu sorumluluk asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan, zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir. Sicil tutma işleminden ya da bir işlemin yerine getirilmemiş olmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda Borçlar Yasası’nın haksız eylemden ... sorumluluğa ilişkin kurallarının uygulanacağı da kuşkusuzdur.
Tapu işlemleri, kadastro tespiti işlemlerinden başlayarak birbirini izleyen işlemler olup tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda oluşan hatalardan da Devlet, Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince kusursuz olarak sorumludur.
Kusursuz sorumluluk, tapu siciline bağlı çıkarların ve mal varlığına ilişkin (ayni) hakların, yanlış tescil sonucu sicile ... ilkesi yönünden değişmesi ya da yitirilmesi, bu haklardan yoksun kalınması temeline dayanır. Çünkü sicillerin doğru tutulmasını üstlenen Devlet, sicillerdeki yanlış kayıtlardan ... zararları ödemeyi de üstlenmektedir. Dayanaksız ya da hukuki duruma uymayan kayıtlar düzenlemek, taşınmazın niteliğinde yanlışlıklar yapmak da aynı kapsamda düşünülmüştür.
Devletin kadastro işlemlerinden sorumluluğunun kapsamı Medeni Yasa'nın 1007. maddesi kapsamında düşünüldüğünde, eldeki davaya adli yargıda bakılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.11.2009 gün ve 2009/4-383-2009/517 sayılı kararı da bu biçimde açılan davaların adli yargı yerinde görülmesi gerektiği yolundadır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/14311, K. 2011/589, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama