KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/14317 E., 2012/11355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Davacı ... Milli Bankası vekili Avukat .... tarafından, davalı TC ... ve diğeri aleyhine 12/06/2006 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılardan TC ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş; kararı davacı ile davalılardan T.C. ... temyiz etmişlerdir.
Davacı, davalılardan ...'nin borçlu olmadıkları senet nedeniyle aleyhine haksız icra takibi ve devamında haksız haciz işlemi yaptığını, icra müdürlüğü görevlilerinin de kusurlu eylemi nedeniyle haciz konulan paranın alacaklı ...'ye ödendiğini, sonrasında icra takibi ve hacizlerin iptal edilerek alacaklıya ödenen paranın iadesine hükmolunduğunu belirterek, alacaklı ...'ye ödenen bedel, bunun faizi ve manevi zararın tazminini istemiştir.
Yerel mahkeme, icra memurunca İ.İ.K.'nun 58/3. maddesine aykırı olarak takip talebinde bulunmak ve buna bağlı işlemleri yürütmek suretiyle davacıya ait paranın haczedilmesi nedeniyle ...'nın alacaklıya ödenen miktar ve istenilen faiz yönünden davayı kabul, İ.İ.K.'nun 5. maddesi gereği alacaklı Turgut'a husumet düşmeyeceğinden bu davalı hakkındaki davayı Reddetmiştir.
Davacı, icra takibi ve devamındaki haciz işleminin haksız olduğunu, icra mahkemesi kararı ile takip ve haczin iptal edilerek paranın iadesine hükmolunduğunu, icra memurunun hatalı işlem yaptığını belirterek zararın tazminini istemiştir. Davanın hukuki nitelendirmesi hakime ait olup davacının istemi haksız yere alacaklıya ödenen paranın faiziyle tahsiline ilişkindir.
Takip alacaklısı ...’nin yaptığı takibin ve haczin iptaline ve icraca ödenen paranın davacıya iadesine dair icra Hukuk Mahkemesi kararı bulunduğuna göre alacaklının yaptığı takip ve haciz işleminin haksızlığı kanıtlanmıştır. Şu durumda onun da haksız yere elinde bulundurduğu haczolunan miktarı ve bu paranın faizini davacıya iade yükümlülüğü vardır.
Bu nedenle davanın hukuki nitelendirmesinde hata yapılarak adı geçen davalıya husumet düşmeyeceğine hükmolunması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı T.C. ...’nın diğer temyiz itirazlarına gelince;
a-)Davacı dava dilekçesinde, haksız yere haciz olunarak alacaklıya ödenen bedelin faizi olarak 6.045,00 USD’ın da hüküm altına alınmasını istemiş, yerel mahkemece bu faiz miktarı konusunda bilirkişi incelemesi ve hesaplaması yaptırılmadan istem aynen hüküm altına alınmıştır. Davacının dava tarihine kadar olduğunu belirttiği faiz alacağının bilirkişiye hesaplattırılarak varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak bu kalem zararın aynen hüküm altına alınması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b-)Yerel mahkeme kararında asıl alacağa faize hükmolunmuş ise de faizin başlangıcının dava tarihi olduğunun gösterilmemesi ve faiz başlangıcı konusunda suskun geçilmesi, hükmün infazında tereddüt yaratacağından bu yanılgı da bozma nedeni yapılmıştır.
c-)İcra dosyasında alacaklı ...’ye ödenen para, icra hukuk mahkemesinin iade kararı ve takibinin iptali nedeniyle icradan da geri istenebileceğine göre orada da yatırılma ihtimali gözetilerek tahsilde tekerrüre esas olmayacak biçimde hüküm kurulması gerekir. Yerel mahkemece bu durumun gözetilmemesi de usul ve yasaya aykırı görüldüğünden bozma nedeni yapılmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/14317, K. 2012/11355, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama