KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/14410 E., 2012/2193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/11/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalı belediyenin imar uygulaması hizmeti sırasında yaptığı kusurlu işlemi sonucu zarar gördüğünü iddia eden davacının tazminat talebinden ibarettir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu edilen olayda davacı, dava dışı kişiden satın aldığı arsanın gerçekte 262 m2 olduğu halde kayda 362 m2 olarak yazıldığını, dava dışı satıcıya 362 m2 arsa parası ödediğini, sorunun idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını iddia etmiştir. Mahkemece davacının, davalı ... tarafından yapılan hatalı işlem sebebiyle zarara uğradığı kabul edilmiştir. Ancak mahkeme, davacının dava dışı satan kişi aleyhine sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açmak yerine belediye aleyhine dava açmasının doğru olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
Davalı ... bir kamu tüzel kişisidir. Kural olarak, işlem ve eylemleri kamu hukukunu ilgilendirir. Somut olayda, davalının yasa ile kendisine verilen görevde kusurlu davrandığı iddia edilmiştir. Görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir. İdare’nin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı; İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de re’sen dikkate alınır. Bu durumda yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi yerine işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/14410, K. 2012/2193, 15 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama