KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/14479 E., 2011/159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/04/2008 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle ölenin yakınlarına ödenen tazminatın, haksız eylem sorumlusu olan davalıdan rücu yolu ile alınması isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; cezaevi infaz koruma memuru olarak görevli olan davalı ...'ın, hükümlü ve tutuklu taşıma aracının sürücüsü olarak görevlendirildiği, adı geçen davalının sürücüsü olduğu taşıma aracının trafik kazası geçirmesi nedeniyle görevli bir erin yaşamını yitirdiği, ölen erin yakınlarına davacı idare tarafından ödenen tazminatın, kazaya neden olan davalıdan alınmasının istendiği anlaşılmaktadır.
Asıl görevi araç sürücülüğü olmayan davalının yapılan görevlendirme nedeniyle aracı kullanmak zorunda bırakılmış olması ve çalışma koşullarından kaynaklanan diğer zorluklar gözetildiğinde, gerçekleşen zararlardan Borçlar Yasası'nın 43. maddesi uyarınca mahkemece uygun bir indirim yapılması hak ve adalet duygusuna daha uygun düşeceği gözetilmeden davalının zararın tümünden sorumlu tutulmuş olması;
3-Davacının temyiz itirazına gelince; karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi uyarınca dava konusunun para veya para ile değerlendirilebilir olması durumunda avukatlık ücreti, Tarife’nin üçüncü kısmına göre nispi olarak belirlenir.
Yerel mahkemece, davacı yararına kabul edilen tutar üzerinden karar gününde yürürlükte bulunan Tarife gereğince avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekirken, dava günündeki Tarife'ye göre eksik avukatlık ücreti hesap ve takdir edilmiş olması;
Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/14479, K. 2011/159, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama