KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/1493 E., 2010/1955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 09/11/2007 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; derdestlik ilk itirazının kabulü ile davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 04/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, askerlik hizmeti sırasında verilen zararı dayanışmalı (müteselsil) sorumlu olarak ödeyen Devletin, ödediği tutarın öteki sorumlu olan davalıdan rücu yolu ile alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, derdestlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Bir davanın derdestlik itirazı üzerine açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için; aynı davanın ikinci kez açılmış olması, ilk davanın görülmekte olması ve ilk dava ile ikinci davadaki isteklerin de aynı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. İlk ve ikinci davanın aynı olmasından amaç ise, bu davaların tarafları ve konusunun yanında her iki davadaki isteklerin de aynı olmasıdır.
Eldeki dava yönünden derdestlik koşulunu taşıdığı kabul edilen ... 2. Asliye Hukuk Hakimliği'nin 2007/242 Esas sayılı dosyası ile eldeki dosya karşılaştırıldığında; her iki davanın konusu ve tarafları aynı olmakla birlikte davalardaki isteklerin birbirinden farklı olduğu görülmektedir.
Derdestlik itirazına konu olan dava dosyasında; davacı idare tarafından mahkeme kararı gereğince kabul edilen tazminat ile işlemiş faiz toplamı olarak 10.11.2006 günü icra dosyasına ödenen toplam 38.015,38 YTL'nin alınması istenmiştir.
Eldeki dosyada ise, istenen miktar daha fazla olup 2007/242 Esas sayılı dosyada istenen 38.015,38 YTL dışında, icra dosyasına 30.11.2006 gününde yargılama gideri olarak yatırılan 9.139,05 YTL'nin de rücu yolu ile ödetilmesi istenerek ilk davadaki istekler de tutar olarak yükseltilmiştir.
Ayrıca, davacı idarenin temyiz dilekçesine eklemiş olduğu belgeden de davacı idare tarafından eldeki bu davanın yargılamasının devamı sırasında önceki davada ve bu davada çift (mükerrer) istenen bölüm için Maliye Bakanlığı’ndan görüş istendiği, Maliye Bakanlığı’nın 27.11.2008 günlü yazısı ile çift olarak istenen 38.015,38 YTL tutarındaki
2010/1493-2010/1955
tazminattan vazgeçilmesi, artan 9.139,05 YTL için davaya devam edilmesi yönünde yönerge (talimat) verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili temyiz dilekçesinde de 38.015,38 YTL'den vazgeçtiklerini ancak, önceki davanın konusunu teşkil etmeyen 9.139,05 YTL tazminatın kabulüne karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Bu durumda, her iki dosya kapsamı farklı olup çifte istenen 38.015,38 YTL tutarındaki istem dışında derdestlikten söz edilemez. Açıklanan nedenler karşısında yerel mahkemece 38.015,38 YTL tazminat istemi yönünden çifte dava açılmış olması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru ise de davacı vekili tarafından karar gününden sonra temyiz dilekçesinin eki olarak dosyasına sunulan dilekçeden de çifte istenen 38.015,38 YTL tutarındaki tazminattan vazgeçildiği anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece 38.015,38 YTL tutarındaki istem bölümü yönünden davacının vazgeçme yönündeki açıklaması gözetilerek, önceki davada istenmemiş olan ancak, eldeki davada istenen 9.139,05 YTL tutarındaki tazminat yönünden işin esası incelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/1493, K. 2010/1955, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama