KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/1579 E., 2010/2480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... İşletme Müdürlüğü aleyhine 14/12/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, elektrik çarpması nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, enerji nakil hattını tasdikli projeye aykırı olarak yapan davalı Şirket, %100 kusurlu bulunarak hakkındaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; diğer davalı ... hakkındaki dava ayrılarak yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacıların desteği, dava dışı işveren ... Yapı Sistemleri Sanayi Ticaret Ltd Ş şantiyesinde dış cephe yalıtım işçisi olarak çalışırken, yüksek gerilim hattına kapılarak yaşamını yitirmiştir. Davacılar, eldeki davadan önce 28/06/2004 günlü dava dilekçesi ile desteğin işvereni şirket ve bina sahibine karşı maddi ve manevi tazminat davası açmışlardır. Bakırköy 2. İş Mahkemesi'nde görülen dava sırasında taraflar arasında 09/12/2004 günü düzenlenip imzalanan sulh anlaşması gereğince maddi ve manevi tazminat karşılığı hazırlanan çekler davacılara teslim edilmiştir. Bakırköy 2. İş Mahkemesi'nin 11/03/2005 gün ve 2004/1740-2005/390 sayılı kararı ile onaylanan sulh anlaşması karar temyiz edilmediğinden 22/3/2005 gününde kesinleşmiştir.
Davacılar, iş mahkemesinde açtıkları önceki davada, kusur oranlarını belirtmeden tüm zararlarının ödetilmesini istemişlerdir. Her iki davada yer alan davalılar aynı zarardan dolayı müteselsilen sorumlu olanlardır. Borçlar Yasası'nın 50 ve 51. maddeler gereğince haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar gören, dilediği takdirde eyleme katılanların birisinin veya birkaçının veyahut da tamamının zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahiptir. Borçlar Yasası'nın 145. maddesi gereğince de müteselsil sorumlulardan birisi tarafından borç kısmen veya tamamen ödenirse, bu ödemeden diğer müteselsil sorumlular da yararlanır.
Dosya içeriğinden; kusur oranlarını belirtmeksizin iş mahkemesinde açtıkları davada zararın tamamının ödetilmesini isteyen davacıların, uğradıkları zararların karşılığı olan tazminatların tamamını sulh anlaşması ile dava dışı işveren ve bina sahibinden aldıkları anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler ve davacıların karşılanmamış bir zararının kalmadığı gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/1579, K. 2010/2480, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama