KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/207 E., 2011/2475 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... Miraz tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 29/01/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/07/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı .... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 08/03/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı .... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ...'nin diğer temyiz itirazına gelince; dava, dinamit patlatılması nedeniyle binaya verilen zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davalılardan .... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, oturduğu evin yakınında bulunan barajın yapımı sırasında usulsüz dinamit patlatılması nedeniyle evinde çatlaklar meydana geldiğinin Çaldıran Sulh Hukuk Hakimliği'nin 2008/4 Esas sayılı dosyası ile tespit edildiğini belirterek, uğradığı maddi zararın davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılardan ....; baraj yapım işini hidroelektrik santralinin ruhsat ve imtiyaz sahibi olan diğer davalı ... Elektrik AŞ adına yürüttüğünü, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının evinin dinamit patlatılan bölgeye uzak olduğunu, tespit dosyasında karşı tarafı belli olmadığından yapılan tespite süresinde itiraz etmediklerini, davacının evinin imar düzenlemelerine uygun yapılmadığını, evdeki çatlaklara depremin de yol açmış olabileceğini ileri sürerek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı ... Elektrik AŞ ise; yapım işi yüklenici firmaya devredildiğinden davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, dava konusu edilen taşınmaz deprem bölgesinde bulunduğundan çatlakların deprem sonucu da meydana gelmiş olabileceğini, taşınmazdaki zararın deprem yönetmeliğine aykırı yapılmasından kaynaklandığını, mahkemece zararın dinamit patlatılması nedeniyle ortaya çıktığı sonucuna varılması durumunda binanın yıpranma payının da indirilmesi gerektiğini ileri sürerek istemin reddedilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, dava konusu taşınmazın baraj inşaatı sırasında dinamit patlatılan bölgeye 235 metre uzaklıkta bulunduğu, dinamit patlatmaya başlandığı dönemden sonra davacıya ait konutta bu denli hasar verecek depreme rastlanmadığından taşınmazdaki çatlakların dinamit patlatmaları nedeniyle meydana geldiği, dinamitleri patlatan davalılardan ....nin kusurlu olduğu,
evini deprem yönetmeliğine uygun olarak yapmayarak zararın artmasına yol açan konut sahibi davacının da kusurlu olduğunu, ancak inşaat bilirkişisi raporunda da belirtildiği gibi binaların deprem yönetmeliğine tam uygun yapılması durumunda dahi bu denli olmasa bile belli oranda zararın ortaya çıkacağının anlaşıldığı, dinamitleri patlatan davalılardan ....'nin davacıya oranla daha fazla kusurlu olduğunu benimsenerek, davacıya % 40 oranda, ....’ne ise % 60 oranda kusur takdir edilerek 23.365,44-TL maddi tazminatın davalılardan ....’nden alınmasına; .... ile aralarındaki sözleşme gereğince baraj yapım işini ona devreden diğer davalı ...
Elektrik A.Ş. hakkındaki davanın ise husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkemece davacının evini deprem yönetmeliğine tam uygun yapmaması bölüşük kusur olarak kabul edilerek bu nedenle belirlenen tazminat tutarından indirim yapılmış ise de, binanın yıpranmış olması nedeniyle bir indirim yapılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece açıklanan olgu gözetilerek, bilirkişi tarafından belirlenen zarar tutarından yapılan % 40 orandaki indirim yanında binanın yıpranmış olması nedeniyle de ayrıca % 10 oranda indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince, davalılardan ....'nin hesaplanan zararın % 50'si olan 17.556,00 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulması suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/207, K. 2011/2475, 8 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama