KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/2115 E., 2011/1075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Davacı ... (kendisine asaleten, ... 'e velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 14/11/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar ile davacılardan ...’in tüm, diğer davacı... ’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacılardan ...’in diğer temyiz itirazına gelince; dava, adı geçen davacının rıza ile gerçekleşen cinsel ilişkinin ve bunun görüntülerinin yayılması biçimindeki haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; 15 yaşında olan davacının isteği ile davalılardan ... ve ...’in 16 yaşındaki oğlu Sinan Keser ile girdiği cinsel ilişkinin, diğer davalı ...'ın 15 yaşındaki oğlu Özay Kuru tarafından görüntülendiği, bu ilişkinin görüntülendiğini Sinan Keser’in bildiği, bu görüntüleri tarafların okuduğu okuldaki diğer arkadaşları ile paylaşıldığı, olayın ortaya çıkması üzerine ceza mahkemesinde yargılanan küçüklerin cezalandırıldıkları anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayın anlatılan gelişim biçimi, davacının izni olmadan görüntülenerek yaşadığı ve öğrenim gördüğü sosyal çevrede herkesin ulaşabileceği biçimde görüntülerinin yayılması gözetildiğinde, yararına takdir edilen 2.000,00 TL manevi tazminat, davacı küçüğün uğradığı haksız saldırıyı hafifletmekten uzak olup azdır. Adı geçen davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince, davacı küçük yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/2115, K. 2011/1075, 3 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama