KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/2120 E., 2010/3784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Davacı ... ve ... Akın vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 07/04/2005-03/05/2005-07/04/2005 gününde verilen dilekçeler ile asıl ve birleşen davalarda gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamadan kaynaklanan hasarın gideriminin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/07/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nce daha önceden belirlenen 09/02/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ...'ın geldikleri Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nce duruşmanın yapıldığı fakat dosya daha önce Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nce incelendiğinden Yargıtay Kanunu'nun 147. maddesi uyarınca dosya dairemize gönderilmekle,
süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacılar, 03/05/2004 günü ... Toptancılar Sitesi'nde meydana gelen patlama nedeniyle sitede bulunan dükkanlarının hasara uğradığını belirterek 09/09/2004 günü açtıkları asıl davada, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere, hasar tazminatının; 07/04/2005 günü açtıkları birleştirilen 2005/278 Esas sayılı davada, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak hasarın kalan bölümü ile kira geliri kaybının ve 03/05/2005 gününde açtıkları birleştirilen 2005/350 Esas sayılı dava ile de değer kaybından dolayı uğranılan zararın ödetilmesini istemişlerdir.
Diğer davaların esas yönünden reddedilmesini isteyen davalı vekili, birleştirilen 2005/350 Esas sayılı davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
Yerel mahkemece, asıl ve birleşen 2005/278 Esas sayılı davalardaki istemlerin birer bölümü kabul edilmiş; birleştirilen 2005/350 Esas sayılı dava ise, 1 yıl içinde açılmadığı gerekçesiyle zamanaşımı yönünden reddedilmiştir.
Karar, davacılar ve davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmakta olup Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesi uyarınca zamanaşımı süresi zararın ve zarar verenin öğrenildiği günden itibaren 1 yıl ve her durumda zararın gerçekleştiği günden itibaren 10 yıldır. Davacıların zarara uğramasına yol açan patlama 03/05/2004 günü meydana gelmiş, değer kaybından dolayı uğranılan zararın da ödetilmesi istemine ilişkin 2005/350 Esas sayılı dava ise 1 yılın son günü olan 03/05/2005 gününde açılmıştır.
Yerel mahkemece, birleştirilen 2005/350 Esas sayılı davanın 1 yıllık süre içinde açıldığı gözetilerek, bu davadaki istem yönünden de işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Patlamada zarara uğrayan bina eski bir yapı olup davacının zararı, yapının hasara uğramasından önceki durumuna getirilmesi ile giderilmiş olacağından, zarar karşılığı olan tazminat tutarının, yapının zarara uğramadan önceki değeri ile zarara uğradıktan sonraki değeri arasındaki fark kadar olması gerekir. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda saptanan hasar giderildiğinde ise zarar gören yapı, eski durumuna göre yenilenmiş ve daha iyi duruma getirilmiş olacağından, binanın yapıldığı günden sonra geçen zaman sürecinde yıpranacağı gözetilerek, hesaplanan zarardan yıpranma oranında indirim yapılması gerekir. Ne var ki, bilirkişi raporunda binanın yaşı ve inşaatın özellikleri değerlendirilerek yıpranma bedeli hesaplanıp zarardan indirilmemiştir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, belirlenecek yıpranma payı oranında bir indirim yapılmamış olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/2120, K. 2010/3784, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama