KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/2188 E., 2011/1365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş aleyhine 11/12/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece istem kabul edilmiştir.
Davacılar, destekleri ... 'ın traktörü ile pancarını satmak için gittiği Iğdır Şeker Fabrikası'nın kantarında, yükselen rampaya zincirle bağlı olan traktörün, zincirinin kopması nedeniyle desteğin üzerine devrilmesi sonucu yaşamını yitirdiğini, adam çalıştıran olarak sorumluluğu bulunan davalının olayın oluşunda tam kusurlu olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Yerel mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, davacıların desteğinin de olayın oluşunda % 60 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, kusur oranı gözetilerek hesaplanan maddi tazminata göre ıslah edilen istemle birlikte davacıların manevi tazminata ilişkin istemlerinin de tümünün kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar tam kusura dayanarak istekte bulunduğuna ve davalının tam kusurlu olmadığı davacıların desteğinin de bölüşük kusurlu olduğu gözetilerek, istenen manevi tazminat tutarlarından matematiksel oranda olmamak üzere uygun bir tutarda indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince, davacı eş ve küçük ... yararına 1.000,00'er TL, diğer davacı çocuklar ... ve ... yararına 600,00'er TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/2188, K. 2011/1365, 16 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama