KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/2754 E., 2011/4023 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Atik vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 06/06/2007 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı işlemin iptali istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 24/06/2008 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12/04/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, danışıklı (muvazaalı) işlemin iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın ½ payına ilişkindir. İstem kabul edildiğine göre, taşınmazın ½ payının işlem tarihindeki parasal karşılığı olan 15.000,00 TL üzerinden harç ve avukatlık ücretinin belirlenmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, taşınmazın tümünün dava tarihindeki değeri üzerinden harç hesaplanıp avukatlık ücreti hesap ve takdir edilmiş olması;
3-İcra ve İflas Yasası'nın 283/1. maddesi gereğince "Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir."
Eldeki davada davacının amacı, tapunun iptali olmayıp başlattığı icra takibi sonunda alacağına kavuşmak olduğundan, davacının alacağını almasına olanak sağlayacak biçimde karar verilmesi; bu bağlamda, İcra ve İflas Yasası'nın 283/1. maddesinde yer alan kaydın iptaline gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebileceğine ilişkin düzenlemeye benzer biçimde bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, tapunun iptali ile davalılardan ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiş olması;
Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/2754, K. 2011/4023, 12 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama