KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/2759 E., 2010/4907 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri tarafından, davalı ...Ş ve diğeri aleyhine 03/04/2008 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılardan ... ile bir kısım davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan ...'dan gayrı davacıların temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Gerekçeli karar, temyiz eden davacılardan ...'a 06/07/2009 gününde tebliğ edilmiş, adı geçenin temyiz dilekçesi ise 23/07/2009 günü verilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 432/1. maddesi uyarınca temyiz süresi onbeş gündür. Kararın tebliğ edildiği gün ile temyiz edildiği gün gözetildiğinde onbeş günlük yasal süresinin geçtiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacılardan ...'ın temyiz dilekçesi reddedilmelidir.
2-Davacılardan ..., ..., ..., ... ve ...'un temyiz itirazına gelince; dava, sağlığa zararlı olduğu ileri sürülen baz istasyonlarının kaldırılması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, bir kısım davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına; bir kısım davacıların isteminin ise reddine ilişkin olarak verilen karar, davacılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece, keşif yapılarak alınan 27/02/2009 günlü bilirkişiler raporlarında; baz istasyonları hakkında genel değerlendirmelerde bulunmuşlar ve davacıların iddialarının kanıtlanmadığını belirtmişlerdir. Yerel mahkemece de bu rapor benimsenerek yazılı biçimde karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir. Davacıların taşınmazları ile dava konusu baz istasyonlarının bulunduğu taşınmazlar arasındaki uzaklık belirlenmemiş; kurulu bulunan cihazların, elektrik alan şiddetleri ölçüm yapılmak suretiyle saptanmamış ve insan sağlığına etkileri konusunda değerlendirmede bulunulmamıştır.
Yerel mahkemece, yukarıda gösterilen yönlerde yeniden bilirkişi raporu alınarak varılacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/2759, K. 2010/4907, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama