KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/3207 E., 2010/7863 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/12/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ve davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların temyiz itirazına gelince; dava, davalı tarafından işletilen termik santralden baca gazlarıyla birlikte çevreye yayılan zararlı atıklar nedeniyle davacıya ait taşınmazda oluşan değer kaybına ilişkin zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu taşınmazlarda, davacılardan ... 3/12, diğer davacılar 1/12’şer oranında pay sahibidirler. Asıl ve birleşen dava ile toplam beş paydaş istemde bulunmuştur. Davacıların dava konusu taşınmazlardaki toplam payı 7/12’dir. Yerel mahkemece, 6/12 orandaki zarar tutarı hakkında karar verilmiş; 1/12 pay hakkında herhangi bir karar verilmemiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 388/son maddesi gereğince gerekçeli kararın hüküm fıkrası bölümünde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların el verdiği ölçüde sıra numarası altında birer birer, açık, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek, davacıların isteklerinin bir bölümü hakkında karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/3207, K. 2010/7863, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama