KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/3537 E., 2011/2248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/01/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, Kümbetova Haber Gazetesinin 21.08.2006 günlü sayısında yayınlanan “Aydıncık’ta it bir kişiyi yaraladı” başlıklı yazıda yer verilen sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davacının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir.
Davalı ise, dava konusu haberin basın özgürlüğü ve hukuka uygunluk sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, dava konusu haberde yer alan sözler nedeniyle açılan kamu davası sonunda davalının cezalandırıldığı gerekçesiyle, davacılardan ... yararına 2.500,00 TL, diğer davacı ... yararına 1.500,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir.
Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu olayda; davacılardan ...'in Aydıncık İlçesi belediye başkanı, diğer davacı ...'in de onun oğlu olduğu; dava konusu yayından dört gün önce davalı yazar ile davacılardan ... arasında çıkan tartışma sırasında davacılardan ...'in basit etkili eylemde bulunarak yaralanmasına yol açtığı davalının, bu haksız eylemden sonra dava konusu haberi yayımladığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu haberin konusu ve yazılan sözlerin hedefi gözetildiğinde; yazının aslında davacılardan ...'e yönelik olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Dava konusu olayın gelişimi, yazının içeriği ile asıl anlatılmak istenilenin davacı ...'in eylemi olduğu ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılardan ... yararına takdir olunan 2.500,00 TL manevi tazminat fazladır. adı geçen yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi uyarınca, davacılardan ... yararına 500,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/3537, K. 2011/2248, 3 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama