KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/3723 E., 2010/5465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 28/01/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, mal alındıktan sonra verilen servis hizmetinin ayıplı olması nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup asliye hukuk hakimliğinde açılmıştır. Ayıplı servis hizmetine ilişkin davaya tüketici mahkemesinde bakılması gerektiği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine eldeki davaya bakan tüketici mahkemesi, işin esasını inceleyerek istemin bir bölümünü kabul etmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa'nın 3. maddesi gereğince tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişidir. Bir uyuşmazlığın bu yasa kapsamında sayılabilmesi, taraflar arasında mal veya hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin bulunmasına bağlıdır.
Dava konusu somut olayda ise davacı evli olup annesinden ayrı bir evi bulunmaktadır. Olay günü annesi ile babasına ait eve misafir olarak gelmiştir. Davacının ailesinin evine yeni alınan fırının kurulumu (montajını) yapan servis görevlileri, fırın ile tüp arasında gaz kaçağı olup olmadığını kontrol etmeden, işlerinin çok olduğunu, fırındaki metal kokusunun gitmesi için fırının boş durumda 20 dakika çalıştırıp kapatması gerektiğini söyleyip gitmişlerdir. Belirtilen süreyi bekleyen davacının, kapatmak için düğmeyi çevirmesi üzerine fırın ile tüp arasından sızan gazın patlaması nedeniyle yüzü, kolları, saçları, kaşları ve kirpikleri yanmıştır.
Davacı ile davalılar arasında 4077 sayılı Yasa'da tanımlanan türden bir hizmet sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı, servis hizmetini alan kişilerden değildir. Olay günü ailesinin evinde misafir olarak bulunan ve fırının kurulumu ile ilgilenen kişidir. Bu nedenle davacının 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa kapsamında tüketici olduğundan söz edilemez. Açıklanan nedenle davaya genel kurallar uyarınca hukuk mahkemelerinde bakılması gerekir. Görev kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden gözetilir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/3723, K. 2010/5465, 5 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama