KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/379 E., 2010/1877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (Bağkur) İl Müdürlüğü ve ... aleyhine 09/05/2007 gününde verilen dilekçe ile üyeliğin tespitinin ve ... işleminin iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine dair verilen 18/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle davacının temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davacının temyizi yönünden; a)Davacı, ...'nı davalı göstererek, kendi adına ve hesabına kahvehane işletmesine rağmen davalı Oda'nın 30/04/1984 gününde vergi kaydının bulunmadığını gerekçe göstererek oda kaydını kendiliğinden sildiğini belirterek, yönetim kurulunun 30/04/1984 günlü işleminin iptali ile 30/04/1984 gününden 26/07/1991 gününe kadar Yahyalı ...'na üye olduğunun tespitini istemiştir.
Yerel mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; karar, davacı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından temyiz olunmuştur.
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 01/05/2006 gün ve 2006/17-2006/55 sayılı kararı uyarınca, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Yasası’nın 8 ve 67/5. maddeleri ile bu maddenin yollama yaptığı 6762 sayılı Türk Ticaret Yasası’nın 36. maddesi ve Esnaf ve Sanatkarlar Sicili Yönetmeliği'nde yer alan düzenlemeler gereğince, ...'nın üyelik kaydını kendiliğinden silme işlemine karşı açılan davalara, ticaret davalarına bakan asliye hukuk mahkemelerinde bakılır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, eldeki uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin adli yargı yeri olduğu benimsenip işin esasının incelenmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Sosyal Güvenlik Kurumu davacı tarafından verilen harçlandırılmamış dilekçe üzerine mahkemece oluşturulan ara kararı gereğince davaya dahil edilmiştir. Davacı tarafından verilen dahili dava dilekçesi harçlandırılmadığına göre Sosyal Güvenlik Kurumu davada taraf sıfatını kazanmamış ve böylece davanın tarafı olmamıştır. Dava taraf olmayan yararına vekalet ücreti takdir edileceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.
2010/379-2010/1877
Yerel mahkemece, Sosyal Güvenlik Kurumu yararına vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
2-Sosyal Güvenlik Kurumu'nun temyiz itirazına gelince; hakkında yöntemine uygun biçimde açılmış bir dava bulunmadığı gibi aleyhine bir karar da verilmeyen Sosyal Güvenlik Kurumu'nun kararı temyiz hakkı olmadığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/379, K. 2010/1877, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama